DBB HAKKINDA

>ENGLISH

 

“Doğal Besin, Bilinçli Beslenme” grubu, topluluk destekli üretim (TDÜ) biçimlerini destekleyen bir ‘katılımcı onay sistemi’dir (KOS). Doğa-dostu yöntemlerle üretilen sağlıklı besinlere aracısız şekilde ulaşmak isteyen ve bunun için sorumluluk alan bireylerden oluşur. Duyarlı üreticiler ile alıcıları yakınlaştırmayı, iletişimi ve teması artırarak karşılıklı güven oluşturmayı hedefler.

DBB grubu içinde lojistik hizmeti sunan özel bir yapı yoktur. İsteyen herkes üreticilerden bireysel veya toplu siparişler yapabilir, ödemeyi de doğrudan üreticiye yapar. Bütün grup katılımcıları, ürünlerin nakliyesi ve teslimiyle ilgili olarak kolektif ve yenilikçi çözümler geliştirmeye ve yardımlaşmaya teşvik edilir (ortak siparişler, mekan sağlama, topluluk destekli üretim grupları, vs.)

Grup, iletişim ve koordinasyon için bir e-posta listesi kullanır. Bu liste Ankara’da ikamet eden ve doğal ürünlere erişim sağlamak isteyen kişilere, bir de grup moderatörleri tarafından onaylanmış olan üreticilere açıktır. Liste bilgi ya da fikir paylaşımından çok pratiğe, yani doğal ürünlerin DBB üreticilerinden temin edilmesini kolaylaştırmaya yöneliktir.

DBB grubuna katılımların onaylanması ve iletişim platformlarının yönetimi bir moderatörler kurulu tarafından yapılır. DBB moderatörlerine erişmek için ‘dbb nokta moderasyon güzel_a gmail nokta com’ adresine bir e-posta gönderebilirsiniz.

Ankara’da ikamet edip “Doğal Besin, Bilinçli Beslenme” grubunun bir parçası olmak isteyenler, Katılım ve İşleyiş İlkelerini kabul etmeleri durumunda, https://ankaradbb.wordpress.com/dbb-ankara-e-posta-iletisim-listesi/ sayfasındaki yönergeleri izleyerek katılım başvurusu yapabilirler. Başvuru yaparken “İlkeleri kabul ediyor musunuz?” sorusuna cevap vermeyi lütfen unutmayın.

NEDEN DBB?

Artık pek çoğumuz, endüstriyel gıda sektörünün bize sunduğu ürünlerin bizler  ve gezegenimiz üzerindeki olumsuz etkileri konusunda yeterince bilgi ve sezgiye sahibiz. Bu konuda bir değişim istiyorsak, örgütlü çözümler üretmek yolunda bilinçli tercihlerimizi hayata geçirmemiz gerekir.

Yediklerimizle ilgili bilinçli tercihler yaparak:

  • Besleyicilik ve şifa değeri yüksek doğal gıdalarla sağlıklı ve dengeli beslenebilir,
  • Besinlerin üretimi ve kullanımı arasındaki aracılık aşamalarını ortadan kaldırarak, ekonomik yönden zor durumda olan çiftçilere destek olabilir,
  • Doğanın ve biyoçeşitliliğin korunmasına katkı sağlayabiliriz.

GERÇEK GIDAYA ERİŞİM İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

Yediklerimiz ve sevdiklerimize yedirdiklerimiz konusunda duyarlı ve bilinçli seçimlere yönelmek için yapabileceğimiz şeyler var.

Elbette birçok kişi zaten çok önemli şeyler yapıyor. Kimileri kendilerini ve çevrelerini bilgilendiriyor: Endüstriyel gıdaların insan sağlığına olası zararları, bunların üretimin süreçlerinin doğada yarattığı tahribat ve bu süreçlerin toplumsal boyutları hakkında korkutucu ama gerçek bilgileri paylaşmaya devam ediyoruz. Pek çok insan yıllardır bu konuda farkındalık oluşturmak için uğraşıyor, toplantılar, seminerler düzenliyor, politik düzlemde çalışmalar yapıyor.

Bunların hepsi gerekli, ancak yeterli değil! Gerçek değişim ancak yaşam pratiklerimizi değiştirmemizle mümkün olacaktır. Büyük çoğunlukla ‘sahte’ olan, pek çoğunda zirai ilaç ve hormon kalıntıları, bazılarında da GDO riski olan endüstriyel ürünleri satın alıp tüketmeye ve bu konularda sadece konuşmaya devam ettiğimiz sürece zihinlerimizi ve enerjimizi boşuna tüketiyor olacağız! Sahte, kimi zaman da düpedüz zehirli gıdaları yemeye, yedirmeye de devam edeceğiz.

Sahte gıdalara olan bağımlılığımızı belki hemen ortadan kaldıramayız, ancak bir yerlerden başlayabiliriz:

  • Doğal ürünlerin önümüze gelmesini beklemeyelim. Bunları aktif bir şekilde arayalım, bulalım ve edinelim. Biz talep etmedikçe, erişmek için mücadele etmedikçe kimse doğal gıdaları önümüze getirip sunmayacaktır.
  • Bölgemizde örgütlenmiş olan doğal besin erişim gruplarından birine katılalım, yoksa oluşturulmasında etkin rol alalım. Bu grupların bir listesini Bilinçli Eko-Tüketici Grupları sayfasında bulabilirsiniz. Böylece güvenilir çiftçilerden doğrudan siparişler yapabilir, gerektiğinde çiftliklere ziyaretler gerçekleştirebilirsiniz.
  • Bu sitede yer alan ya da başka şekilde haberdar olduğumuz bilinçli çiftçilerle birebir temas kuralım. En uygun teslim seçeneklerini birlikte belirleyerek onlardan ürün temin edelim.
  • Çiftçilerle üretim öncesinde anlaşmalar yapalım. Kendimizin, ailemizin, işyerimizin sezonluk ihtiyaçlarının belirleyip, bir veya daha fazla çiftçi ile birlikte hareket edelim. Böylece hem ihtiyaç duyduğumuz  ürünlere erişiminizi güvence altına alır, hem de çiftçilerin kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlayabiliriz.
  • Elimizden geldiğince kendi gıdamızı üretelim. Bir pencere önü, bir balkon, bir bahçe, küçük ölçekte de olsa ihtiyacımızı karşılayacak kadar yiyecek üretmemize olanak verecektir.
  • Hazır yiyecekler satın almak yerine yemeklerimizi olabildiğince kendimiz evde hazırlayalım. Un, şeker, pekmez, yağ, vs. gibi temel malzemelerin mümkün olduğunca doğal ve sağlıklı olanlarını tercih edelim.
  • Doğal (organik, ekolojik ya da güvenilir) ürünlere erişimde belirli bir maliyet artışını olabileceğini unutmayalım. Önceliklerimizi belirleyelim ve bazılarını değiştirmeye hazır olalım.

DBB GrubunUN Öyküsü

2009 yılı Haziran ayında, Antalya’nın Elmalı ilçesi Akçaeniş köyünde uzun yıllardır ekolojik tarım yapan bir dostumuzdan, Hüseyin Serdar Tanal’dan bir e-posta aldık. Kendisi Ankara Yeşilöz’de yaptığımız Kardeş Bitkiler deneme çalışmalarından haberdar olmuştu ve bizi bilgi paylaşmına davet ediyordu. Bize çalışmalarını anlatan ve ekolojik tarımın insan ve çevre için önemini özetleyen yazılar da göndermişti. Sonrasında yaptığımız telefon görüşmeleri sonucunda kendimize şu soruyu sormaya başladık: Serdar Bey gibi ekolojik üretim yapan duyarlı çiftçilerin ürünlerinin aracısız bir şekilde taliplerine ulaşması nasıl mümkün olurdu?

Bunun ancak etkin sorumluluk alan kişilerden oluşan, kendi içinde örgütlenebilen bir grupla yapılabileceğini düşündük. Gruptaki herkesin sorumluluğu paylaşması ve birbirine yardımcı olmasıyla, çiftliklerden doğrudan siparişler yapacaktık. Böylece hem ekolojik çiftçilik yapan üreticiler, hem biz kullanıcılar, hem de doğa kazançlı çıkacaktı. Ankara Güneşköy girişiminden (www.guneskoy.org.tr) arkadaşlarımızın da katkılarıyla “Doğal Besin, Bilinçli Beslenme” adlı Web haberleşme grubunu kurduk.

İlk aşamada, çoğunluğu Ankara tabanlı olan e-posta listelerine birer duyuru yaparak, Tanal Çiftliği’nin ürünleri için siparişleri topladık. Nakliye ve dağıtım kolaylığı için listeye yalnızca uzun ömürlü, dayanlıklı ürünleri koyduk (tarhana, erişte, tam buğday unu, yulaf unu, bulgur, nohut, kuru fasülye, salça, ceviz, buğday, yulaf, anason). Ağımıza daha sonra Talat Akıllılar’ın elma ve armutları, Ödemiş Ovacık yaylası ürünleri (Mehmet Amca’nın bal ve kestaneleri), Çıralı-Ulupınar Kooperatifi’nin portakal, greyfurt, limon ve avokadoları, Urla’dan Yazgan ailesinin zeytinyağları, Milas’tan Elçin hanımın ürünleri, vs. dahil oldu. Üreticilere ait iletişim bilgilerini, üretim süreçleri ve ürünleriyle ilgili bilgileri Web sayfalarımıza koyduk. Kasım 2009’da Tanal Çiftliği’nden yine bir toplu sipariş, Ocak-Şubat 2010’de ise bütün üreticilerimizin katıldığı bir sipariş organizasyonu yaptık. Mayıs 2011’e geldiğimizde 15 civarında toplu sipariş organizasyonu yapmıştık. Böylece, grup olarak hiçbir kâr payı söz konusu olmadan, üreticinin fiyatlarıyla doğal ürünlere erişebildik.

Bu süreçte, 10 Ekim 2009 ve 7 Şubat 2010 günlerinde, Talat Bey’in Karacahasan köyündeki meyve bahçesine ve Hisarköy’deki Güneşköy arazisine geziler düzenledik. Bahçedeki üretim sürecine ve kış dönemi hazırlıklarına tanıklık ettik. Mart 2010’da çoluk-çocuk genç-yaşlı büyük bir grup olarak Hüseyin-Keziban Genç ailesinin Çankırı Doğanbey’deki yaşam ve üretim alanlarını ziyaret ettik, bir gecemizi onların köy konaklarında geçirdik. Nisan 2011’de Tahtacıörencik köyüne günübürlik bir gezi yaptık. Daha sonrasında, sipariş sürecindeki sorumlulukları daha dengeli paylaşabilmek için, semt grupları halinde organize olma çalışması başlattık ancak bunda fazla başarılı olamadık.

2011 Eylül ayında Aracısız Doğal Ürün Ağı’nın (http://ekoada.wordpress.com) devreye girmesiyle, üreticilerimizin tanıtım sayfaları bu platforma aktarıldı ve DBB sadece bir tüketici (aslında ‘kullanıcı’ demeyi tercih ediyoruz) örgütlenmesi haline geldi.

Bu yazının yazıldığı 2013 Nisan’ına geldiğimizde artık, ürün alışverişlerinin ve çeşitli etkileşimlerin sürekli devam ettiği, büyük ve esnek bir ağ haline gelmiştik. Bu süreç içinde içinde grubumuzun katılım ve işleyiş ilkelerini adım adım güncelledik. DBB üretici adayları için katılım koşulları ve prosedürleri belirledik. ‘Doğal ürün’ tanımımızı elimizden geldiğince netleştirdik. E-posta listesini grubun ana amacına uygun iletiler için kullanmayı sürdürürken, çalışma alanımızla ilgili çeşitli paylaşımlar için DBB Paylaşımlar Forumu’u devreye soktuk. Ankara Permakültür Buluşmaları kapsamında pek çok üreticimizle buluştuk, onları dinledik, sohbet ettik. Yeterli sıklıkta olmasa da herkesin katılımına açık Yönelim Toplantıları yaptık ve grubun işleyişi ile ilgili ortak kararlar aldık. 20 Ocak 2012’te, SlowFood Ankara ile birlikte yaptığımız bir tanışma ve kutlama buluşmamız da oldu; doğal yiyeceklerimizin ve sohbetlerimizin tadı damağımızda kaldı.

Grup olarak zaman zaman toplu siparişler yaptık. DBB e-posta listesi üzerinden haberleşerek ve Web’de hazırlamış olduğumuz sipariş formlarını kullanarak üreticilerimizden siparişler verdik. Siparişlerimizi olabildiğince ortak adreslere yönlendirerek nakliye ile ilgili ekolojik ve parasal maliyetleri azalttık, ayrıca üreticilerimizin işini de kolaylaştırdık. Bunun dışında, DBB katılımcıları -hatta Internet’e erişebilen herkes- üreticilere ve ürün listelerine her zaman ulaşılabiliyor. Bazı üreticilerimizin de kendi teslim yöntemleri (düzenli kargolar, eve teslim vs.) var. 2012 yılında devreye giren Ayrancı Üretici Pazaryeri’ni kullanan DBB üreticileri de var.

Reklamlar