Urla Hasat (Sibel Yazgan) – Tanıtım

İletişim bilgileri:

Sibel Yazgan

Urla Hasat Çiftlik adresi: Urla/ Ovacık köyü/ Kızıldere Mevkii
Urla Hasat Atölye ve Satış Noktası: Urla Merkez / 0232 754 23 24
GSM no: 0 538 885 82 08
E-posta: yazgansibel@gmail.com
Web adresi: http://www.urlahasat.com
Facebook: www.facebook.com/UrlaHasat ve
Instagram: www.instagram.com/URLAHASAT

Hesap bilgilerimiz:
GARANTİ BANKASI URLA ŞUBESİ / SİBEL YAZGAN
Şube Kodu: 1095
Hesap No: 6696304
IBAN: TR05 0006 2001 0950 0006 6963 04

Çiftliğimiz Urla’nın Ovacık köyü Kızıldere Mevkiinde yaklaşık 100 dönümlük bir arazi üzerine kurulu. Urla’ya 3km denize 7 km uzaklıkta ortalama 350 metre rakımlı, etrafı dağlarla çevrili ve kuzey rüzgarlarına açık bir vadi içerisinde bulunmakta.

Hikayemiz; Çiftliğimizin hikayesi bildiğimiz kadarıyla 1900’lerin başlarına dayanıyor. O zamanlarda büyüklerimiz arazide satmak üzere zeytin, sofralık üzüm kendilerine yetecek kadar sebze, küçükbaş hayvanları için buğday yetiştirirlermiş. Ne zaman ki biz üçüncü kuşak dünya ya gelmeye başlamışız o zaman tası tarağı toplayıp temelli yaşamak üzere Urla merkezde ki taş eve taşınmışlar. Arazi artık sadece Zeytinlik olarak kullanılmaya başlanmış. Kışları zeytin toplamak için atlarla her gün gidip gelirlermiş. Yazları da ova taraflarında icarlanan (kiralanan) arazide sebze, bamya, tütün yetiştirilirmiş. Sonra zamanla biz üçüncü kuşak şehir dışına okumaya gidince Zeytin dışında ki bağ bahçe işlerini tamamen bıraktık. Taa ki üçüncü kuşağın en son üyesinin 2007 Eylül’ünde İstanbul’dan gelip Zeytinliğin başına geçene kadar..

İşgücü; Biz küçük Aile Çiftliklerine iyi bir örneğiz. Şuan çiftliğin temel işleme işleri, marangozluk işleri ile Erdinç Ağabeyimiz, her türlü ürünün yapım aşaması, tüm yemekler ile Gülser Annemiz ilgileniyor. Ürünün son halini alması, satışı ve pazarlaması ile ben ilgileniyorum. Hasat dönemlerinde bölgemizde ki işçilerden faydalanıyoruz. Aynı zamanda son dört yıldır yurt dışından gelen gönüllülerin yardımının bize çok faydası oluyor. Özellikle sonbahar ve kış dönemlerinde misafirimiz olan gönüllülerimiz Finlandiya, Hollanda, Fransa, Yunanistan Amerika ve Norveç gibi çok farklı ülkelerden…

Zararlılarla mücadele; Çiftliğimizde zeytin ağaçlarına halkalı leke ve budama sonrası zararlıların gövdeye girmesine izin vermemek adına yılda üç defa göktaşı uyguluyoruz. Hazirandan itibaren zeytin sineğine karşı cezbedici solüsyon içeren pet şişeleri ağaç dallarına tuzak olarak asıyoruz. Böylece ağacın ne gövdesini ne de yaprağını hiçbir şekilde ilaçlama yapılmamış oluyor. Meyve ağaçlarına da aynı işlemleri uyguluyoruz.

Gübreleme; Toprağımızı yılda bir kez ilkbahar aylarında yabani otların yeşil gübre olması için 10cm derinliğinde çapa ile işliyoruz. Hayvanlarımız yokken bir diğer diğer gübreleme çeşidi olan kompost yapmaya çalışıyorduk. Fakat kuzularımız ve tavuklarımız geldikten sonra kompost kutularına atacak bitkisel atık bulamamaya başladık. 2014 Haziranda dört baş kuzu ile başladık. Ardından Atımız dahil oldu. Şuan 5 adet kaz, 2 adet ördek 30 a yakın tavuk ve 4 adet tavşanımız oldu. Hepsi gün içerisinde arazinin her yerine istedikleri gibi yayılıyorlar. Ve böylece şu an yeterli olmasa da hayvansal gübremizi üretmeye başlamış olduk. Hayvanlarımızı, nadas olarak bıraktığımız arazimizde kendiliğinden çıkan otların samanı ve buğday ile besliyoruz. Geçen yıl köylümüzden menşeini bildiğimiz tohumdan ürettiği buğdayı satın aldık. Bu yıl ilk defa kendimiz buğday ekimi yaptık bakalım sonucu merakla bekliyoruz.

Üretim; Çiftlikte mevcutta başta zeytin, nar, dut, ayva, armut, elma, ceviz ve badem ağaçları var. Aromatik bitkilerden lavanta, biberiye, defne, adaçayı ve kekik başlıcaları. Bunların dışında endemik bitkilerimiz ve meyvelerimiz doğanın bize sunduklarından. 2015 de çiftliğimize dikmeyi ve ekmeyi hedeflediklerimiz; turunç, sofralık üzüm, ıhlamur, akasya, lavanta, nergis, iğde. Aromatik bitkileri özellikle ‘baharda çiftliğe dahil olacak olan Arılarımız’ için yetiştirmek istiyoruz. Ayrıca bölgemizde eskiden yaygın olarak yetiştirilen ve kaybolmaya yüz tutmuş bazı ürünleri üretmeye çaba gösteriyoruz. Bu düşünceyle ilk ürettiğimiz ürün‘Susam’ oldu. Çocukluğumuzda üretmiştik en son. Her aşaması bizim için çok heyecan vericiydi. Bu tarz üretime devam edeceğiz..Bahçede sebze üretimi yapamıyoruz. Nedenlerin başında yeterli iş gücümüzün ve suyumuzun olmayışı geliyor. Ve ayrıca yaban domuzları ve kargalar yetiştirdiğimiz ürünleri bizden önce yiyor bitiriyor. Yabani hayatla ortak bir yaşam oluşturabilmenin mümkün olduğunu savunuyor ve yollarını arıyoruz. O nedenle de çiftliğimizin sınırları telle çevirmeyi düşünmüyoruz. Zeytin ve meyve ağaçlarımız büyük ağaçlar olduğundan ve kök sistemleri yeteri kadar geliştiğinden sulama yapmıyoruz. Zaten tüm alanı sulayabilecek kadar bir suyumuz da yok. Şuan sadece yüzey sularını toplayan 9m derinlikte 3m çapta elle kazılan bir kuyumuz var. Kurak yıllarda Ağustos ayında suyumuz kesintiye uğruyor. Birde mevkiiye ismine veren ‘Kızıl dere’ miz var fakat yaz başında onun da suyu kesiliyor..

Sertifika; Çiftliğimizde bizden önceki kuşaklarında herhangi bir ilaçlama yapmaması Organik Tarıma geçiş sürecimizi oldukça kısalttı. Alman menşeeli Ceres sertifikasyon firması tarafından kontrol ediliyoruz. Sertifikamızı yakın çevredeki 12 üreticiyle birlikte oluşturduğumuz ‘Grup Organik’ adı altında aldık. Üretirken grup olarak birlikte hareket etmenin faydalarını bir çok alanda yaşıyoruz. Genel olarak aldığımız eğitimler şöyle; Slowfood Zeytinyağı tadım eğitimi, Zeytindostu Zeytinyağı tadım eğitimi, Özyeğin Üniversitesi Girişimcilik Eğitimi, Özyeğin Üniversitesi Kosgeb eğitimi, Arıcılık eğitimi, Aşçılık eğitimi, Budama eğitimi, Zeytin Makine Operatörlük Kursu, Konserve eğitimi, Peynir ve yoğurt yapımı kursu, Ekolojik Turizmde markalaşma eğitimi

Hedef; Çiftliğimiz köyün biraz dışında. O nedenle köy hayatını tam olarak yaşayamasak da büyüklerimizin yaşadığı dönemlerde ki çiftlik hayatına ulaşmayı hedefliyoruz. Bir çoğumuzun özlemlediği, kendine yetecek kadar et, süt, yumurta ve yerli tohumlarla sebze, tahıl üretebilmek ve bu üretimi yaparken gönüllülük esasıyla katkı sağlayacak kişilerle sürdürülebilirlik esasıyla çiftlikte bir yaşam kurabilmek.

Ürün satışı; Ürettiğimiz ürünleri 2009 Aralık ayı itibariyle Urla merkezde ki küçük butiğimizde satışa çıkarmaya başladık. 2010 yılında DBB ile tanıştık ve ilk üreticilerinden olduk. Yine aynı yıl markamızı tescil ettirdik. 2011 yılında Gıda ve Hayvancılık bakanlığından reçel ve zeytinleri işleyebileceğimiz ve zeytinyağı dolumunu gerçekleştirebileceğimiz Organik işletme ruhsatımızı aldık. Yarımadada ki semt pazarlarında haziran-eylül ayları arasında satış yapmaya başladık. Sanal ortamda ilk kez bir satış kanalı ürünlerimizin satışına başladı. 2012 yılında İzmir Büyük Şehir Belediyesinin desteklemesiyle İzmir Organik fuarına katıldık. Bu ilk fuar deneyimimizdi. Urla ve Ankara’dan sonra İzmir Organik tüketicilerine kendimizi tanıtma fırsatı yakaladık. Bahar aylarında Urla ve Seferihisar Organik pazarlarında yer aldık. 2013 yılında bölgemizin önde gelen gurme restoranlarından ikisine zeytinyağı tedarik etmeye başladık. 2014 yılında mevcut satış kanallarımıza Kapadokya da bir restaurantı ekledik. 2015 de daha çok son tüketiciye ulaşmayı hedefliyoruz..

Çiftlikte konaklama; Çiftlikte eskiden taştan iki bağ evi varmış. Fakat Urla’ya taşındıktan sonra içinde yaşanmadığı ve yeteri kadar iyi korunamadığı için zamanla yıkılmış. Aynı temeller üzerine biri yirmi yıl önce diğeri iki yıl önce olmak üzere yine bağ evi yaptık. İlk yapılan bağ evini ortak kullanım alanı ‘mutfak’ olarak kullanıyoruz. İki yıl önce yaptığımızı bu baharda tamamlayıp konaklamaya hazır hale getirmeyi hedefliyoruz. Bunlara ilave olarak 2012 yazında ahşaptan verandalı tek göz oda yaptık. Bunların dışında iki kişilik dört adet üç kişilik bir adet yazlık çadırımızı misafirlerimizin kullanımına verebiliyoruz. Yazın yıldızları izleyerek cibinlik altında keyifle uyuyabileceğiniz biri beş diğeri iki kişilik iki adet platformumuz var. Gönüllü olarak misafir olabileceğiniz gibi doğayla başbaşa tam pansiyon tatilde yapabilirsiniz. Gönüllü olarak geldiğinizde günlük işlerden; tavukların, kuzuların, atımız Sarat’ın beslenmesi ve ağılların kümeslerin temizliği, üretimde, ahşap atölyesi çalışmalarında, ekmek yapımında veya bahçe temizliğinde yardımınıza ihtiyacımız oluyor. Annemizin yaptığı leziz yöresel yemekler, miss kokulu kurabiyeler ve tecrübelerimiz bizim sizinle paylaşacaklarımız arasında. Tatile geldiğinizde çiftlikte kuş ve kuzu sesleri arasında ister serin serin dut ağacının altında ister hamakta kitabınızı okurken aldığınız huzuru hiç unutamayacaksınız. Çam kokulu dağ yollarında kimi yerden deniz kimi yerden yemyeşil dağ manzarasına karşı yapacağınız sabah yürüyüşünün keyfi hakikaten tarifsiz.. Baharda bin bir çeşit dağ çiçeklerini doğanın uyanışını fotoğraflamak yine yapabileceğiniz aktiviteler arasında. Sabah kahvaltısında kümesten aldığınız yumurtayla, köy fırınında yaptığımız tam buğday unundan ekşi maya ekmeğimizi banacağınız erken hasat zeytinyağımız, reçellerimiz ve çeşitli peynirlerimizle ve daha bin bir lezzetle yapacağınız kahvaltının tadı damağınızda kalacak. Öğlen ve akşam yemekleri yöreye has lezzetler yapımcı tabii ki Urla Hasat’ın biricik annesi. Bahar ve yaz akşamları kabile ateşi, kışın şömine başı ateş keyfinden hiç bahsetmiyoruz..

Etkinliklerimiz; Ekolojik Turizm kapsamında 2012 nisan ayından beri çalışmalarımız süregeliyor. Gerçekleştirdiğimiz aktivitelerin başında; Yürüyüş, yoga ve kahvaltıdan oluşan günü birlik programlar, konaklamalı rehabilitasyon ve medidatif kamp programları, doğa fotoğrafı çekimleri, günü birlik zeytin hasadı, otlu börek atölyesi, ekşi maya ekmek atölyesi geliyor. 2015 Mart ayı itibariyle uygulamayı istediğimiz birbirinden ilginç program hazırlığı içerisindeyiz.

URLA HASAT’TAN FOTOĞRAFLARBURAYA TIKLAYIN

URLA HASAT’TAN VİDEOLAR: BURAYA TIKLAYIN

 

Reklamlar