DBB’den Haberler

29.28.2017

 

5-8 Ekim 2017 tarihlerinde, Ankara ve çevresinde, Doğal Besin, Bilinçli Beslenme grubu (DBB) ve Tahtacıörencik Doğal Yaşam Kolektifi’nin (TADYA) ev sahipliğiyle, URGENCI Akdeniz Topluluk Destekli Tarım Ağı’ndan konuklarımızı da içeren bir etkinlik yapıyoruz.
“Öğrenme Yolculuğu” adlı bir URGENCI projesi kapsamında, URGENCI ve FAO’dan konuklarla birlikte Fas, Cezayir, Hırvatistan, Fransa, Mısır (Terre et Humanisme), Makedonya, Lübnan, İspanya, ve belki Yunanistan’dan, agroekoloji ve/veya yerel dayanışma ağları konularında çalışan konukların katılımını bekliyoruz.
Bu faaliyeti, Ankara’da DBB grubunun yıllık toplantısı vesilesiyle yapacağımız bir buluşma ile çakıştırdık. 7 Ekim Cumartesi günü, Ankara’da, Maltepe’deki Yılmaz Güney Sahnesi‘nde, gün boyu sürecek bir etkinliğimiz var:
Öğleden önce “Agroekoloji için Yerel Dayanışma Ağları Buluşması” yapacağız. Halktan, resmi kuruluşlardan, TDT gruplarından, çiftçi ve üreticilerden gelecek katılımlarla geniş bir gruba ulaşmayı umuyoruz. Programda ekolojik arazi yönetimi (agroekoloji-permakültür-bütüncül yönetim-doğal tarım vs.), yerel dayanışma ağlarının önemi, TDT ve katılımcı onay sistemlerinin (KOS) anlatımı, küçük ölçekli çiftçiliğin sorunları ve talepleri gibi konuların sunumu olacak. Akdeniz’li konuklarımızın ve Türkiye’de ilgili konularda çalışan kişi ve gruplar için de poster sunumu imkanı olacak. Günün ikinci bölümünde ise DBB Yönelim Toplantımızı, herkesin katılımına açık şekilde yapacağız. Gün boyunca DBB ağından üreticilerimizin tanıtım ve tadım stantlarını ziyaret edebileceğiz.
POSTER SUNUMU YAPMAK İÇİN:
Etkinlik kapsamında, dahil olduğunuz bir proje veya çalışma ile ilgili poster sunumu yapmak isterseniz, tercihen ctemurcu@gmail.com adresinden (veya 5332119108 telefon numarasından) Ceyhan Temürcü’ye ulaşabilirsiniz. Poster boyutu: A2.
Doğal tarım, ekolojik arazi yönetimi, topluluk destekli üretim ve yerel dayanışma ağlarıyla ilgili herkesi bu buluşmaya davet ediyoruz. Katılım ücretsiz ve salonumuz yeterince büyük, gelmek için kayıt yaptırmanıza gerek yok. Ancak gelmeyi düşünüyorsanız bunu etkinlik sayfasında belirtmeniz öngörü yapabilmemiz açısından yararlı olur: https://www.facebook.com/events/119…
7 Ekim Cumartesi Programı
  • Agroekoloji için Yerel Dayanışma Ağları Buluşması
    • Tematik sunumlar (15’er dakikalık 10 ila 15 sunum)
    • Poster sunumları ve katılımcılar arası serbest deneyim paylaşımı.
  • DBB ağından gelen üreticilerin tadım ve tanıtım stantları.
  • DBB Yönelim Toplantısı (herkese açık)

22.06.2016

Nevin Marangoz ile röportaj

Röportaj: Filiz Öztürk  – Ayşegül Çerçi

Her ay başka bir üreticiye ve üreticinin öne çıkan bir ürününe yer vermeyi planladığımız DBB‘den Haberler bölümünün ilk konuğu DBB üreticilerinden Marangoz Ailesi Çiftliği’nden sevgili Nevin MARANGOZ.  Nevin Hanımla;  çiftlikleri ve ürünleri hakkında keyifli bir röportaj yaptık.

Nevin Hanım, bize bu işlere neden ve nasıl başladığınızı anlatır mısınız?

Branşım da kimya olduğu için insan sağlığına zararlı olan maddeleri bildiğimden önceden beri doğal ve katkısız ürünlere hep ilgim vardı. Çalışırken çocuklar da küçüktü, Ziraat Fakültesi ürünlerini poşetlerle taşırdım eve. Sonra Çamlıdere’de yaşamaya başlayıp doğayla iç içe olunca ve bitki yetiştirme eğilimim de olunca hepsi üst üste geldi ve bu yaşama doğru yavaş yavaş geçiş başladı.

İlçe Tarım Müdürünün elma bahçesi önerisi ile önce Çamlıdere halkına örnek olması amacıyla başlamıştık ama ağaçlar büyüyüp elmalar çoğalınca örnek olmanın ötesinde değerlendirmek konusunda zorluklar yaşadık. Ceyhan’a önerdim DBB olarak satamaz mıyız diye Güneşköy acaba satabilir mi diye ama organik üründe kota olması sebebiyle o şekilde satış mümkün olmadı. Pazar için görüşüldü ama satışı üreticinin kendisinin yapması gerektiği söylendiği için, ben bu sefer pazara elmaları satmaya geldim.  Yani üreticiliğin her aşamasını yavaş yavaş böylece deneyimlemiş oldum hesapta çıkmayan şeyler çıkabiliyor insanın karşısına

Aslında İlk başta İlçe Tarım’ın önerisiyle elma bahçesi üretmeye başlamış olmanız ilginç olmuş, sizin durumunuzda doğru insana doğru önerilerde bulunulmuş anladığım kadarıyla.

Pazarlama konusunda da destek olunsaydı kesinlikle Çamlıdere insanlarına örnek olabilecek bir bahçe oldu ama sonra tek başımıza kaldık. Bir de en büyük sıkıntı bizim iki tarafta yaşamamız sırf Çamlıdere’de yaşasak belki bizim için daha kolay olurdu. Beki üreticiliğe sonradan geçmenin, sonradan köylü “yeni köylü” olmanın bir sıkıntısı ve eksikliği olabilir. Bu sıkıntının üstesinden gelmek için Çamlıdere’de daha uzun kalmanın yollarını araştırıyoruz.

Çamlıdere’deki yaşam alanızda nasıl değişiklikler yaptınız?

Evimizin bir odasını toplantılar, sohbetler ve atölyeler için düzenlemeye başladık.  Ankara’dan ziyarete gelecekler için bu oda da kullanılabilir, bahçede çadır da kurulabilir. Eski ahırımızın üstü kapandı taşlar örüldü. Haftanın 4 günü Çamlıdere’de 3 günü Ankara’da kalmayı düşünüyorum artık.

Marangoz Çiftliği’nde hangi ürünler var biraz bahseder misiniz?

Elmalarımız var, armutlar biz orayı aldığımızda arazide vardı,  sebzelerimiz ve aromatik bitkilerimiz var ve kendi yaptığımız ürünler;  marmelatlar, reçeller, turşular, peynirler var. Ayrıca fitokozmetik ürünler, masaj yağları, deodarantlar, merhemler ve tentürler, sabunlar da çiftliğimizin ürünlerinden.

Bunlar da sizin yarattığınız değerler, şekersiz marmelatlarınızın tadı muhteşem. Sizden aldığım domateslerle yaptığım soslar da çok beğeniliyor, bu kış domates soslarım popüler hediye  

Sebzelerin fazlasını bu şekilde ürünlere dönüştürmeye çalışıyorum. Bir sene pazara giderken kuzukulağından ekşi sos yapmıştım. Kalan sebzeleri değerlendirmek için yapılabilecek ama benim yapamadığım çok fazla şey de var. Çamlıdere 1300m yükseklikte orada her şey geç olgunlaşıyor elmalarımızı kasım ayında bile topluyoruz. Pazara bakla getirdiğimde hala bakla mı oluyor diye şaşırıyorlar. Sezon kısa ama çok lezzetli ve güzel oluyor her şey

Aromatik bitkilerden de aynısafa, lavanta, çörekotu, adaçayı … Bu bitkilerin tohumlarının bazılarını Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesinden aldım. Bu bitkilerden merhem ve sabun yapıyorum.

Yaptığınız bu merhem ve kremlerin eğitimini aldınız mı?

Evet, Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Merkezinden. Yaptığım merhemlerin zeytinyağını, aspir yağını hepsini soğuk sıkım organik kullanıyorum, DBB üreticilerinden alıyorum. Merhemleri yaparken kullandığım balmumu organik. Bir şeyi yaparken her şeyin tam hakkını vererek yapmak istiyorum, buna özen gösteriyorum.

Geçen gün bir arkadaşım sordu bu merhemlerin, Ceyhanlar’dan ve sizlerden aldığım merhemleri son kullanma tarihi var mı diye. Hiç bilmeyenler için acaba güvenilir mi sorusu akla gelebiliyor. Gıda topluluğun önemi birbirimizi tanıyor olmanın getirdiği bir güven ortamının oluşması aslında.

Aynısafa ve papatya kreminin kullanım süresini 1 yıl yazmıştım ama bakıyorum 1 yıl dolduğu halde hiçbir şey olmamış saklanma koşulları da çok önemli tabii.  Tahlilleri henüz yaptırmadım ama tarihler ona göre de değişebilir.

Geçen yıl çiftliğe gezi düzenlemiştiniz bu yılda böyle bir davet düşünüyor musunuz?

Tabii ki düşünüyorum. Düzenleyeceğimiz atölye mekânında daha çok atölye ile birlikte geziler de düzenlemeyi düşünüyorum. Çamlıdere’de daha uzun kalmamım da böyle avantajları olacak

Aslında siz yerleştikten sonra özel araçlarla değil de bir servis ayarlayıp daha kalabalık bir gezi düzenleyebiliriz Yine atölyeler yaparsınız, Keş yaparsınız bize mesela ya da labne 🙂

Atölyelerden biraz daha bahseder misiniz, hangi atölyeler düzenleyeceksiniz Çamlıdere’de?

İlk çiftliği kurduğumuzda ineklerimiz vardı ilk öğrendiğim peynir, Çamlıdere’nin Kestirme Peynir oldu. Çok uzun süre aynı peyniri yapınca biraz bıktım ve arayışa girdim beyaz peynir yapımını öğrenmek için. Tesadüfen beraber çalıştığımız bir arkadaşımın eşi Tarım Bakanlığında Çiftçi Eğitim Biriminde çalışıyormuş. Çamlıdere’ye ekip olarak görevli gelip beyaz peynir eğitimi verdiler. En doğrusunu Tarım Bakanlığı biriminde öğrenmiş oldum. Antalya’daki Tangala Keçi Çiftliğin’de de beyaz peynir ve labne yapım atölyesine gittim.

Şimdi Peynir atölyeleri olarak, labne peyniri ve kestirme peyniri düzenliyorum, henüz beyaz peynir yapmadım. Beyaz peynirin yapım süresi uzun ama Çamlıdere’deki atölyemizde hepsinin olduğu atölyeler düzenleyebiliriz.

Sabun ve merhem kursları da aldım. Yaptığım merhemlerde kullandığım zeytinyağında beklemiş çiçekleri atmamak için onlarla sabun yapmaya başladım. Bunları da atölyelerde anlatmaya çalışıyorum

Dediğim gibi öğrenme isteğim hiç bitmedi, bir şeyi yapmak için en iyisi nasıl olabilir araştırıp onu keyifle yapıyorum, isteyerek ve severek. Lavantalı, aynısafalı, güllü sabunlar yapıyorum.

Daha önce yapmadım ama reçel atölyesi de yapabilirim. Gül reçelini daha fazla yapabilmek için bir sürü gül ektim.  Şekersiz gül reçeli yapıyorum.

Bunlar dışında sizin eklemek istediğiniz başka bir şeyler var mı?

DBB’de daha aktif türeticilerin olmasını çok isterim. Biraz ilginin az olduğunu düşünüyorum.

Her şey hayalle başlıyor, önce hayal edeceksiniz, hayal etmeden olmuyor.

Bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Bereketiniz bol olsun !

Marangoz Çiftliği’nden Resimler

 

NOHUT CİPSİ / BAZLAMA

Tarif : Şule Altunışık

nohutcipsibazlama1

Malzemeler

  • 2 Su bardagi nohut unu
  • 2 Su bardağı su (önce 1,5 bardağını kullanın, gerektikçe su ilavesi yapılabilir)
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 çay kaşığı toz kimyon
  • 1 çay kaşığı tane kimyon
  • Tuz istenilen miktarda
  1. Tüm malzemeler karıştırılır, harcın boza kıvamında olması gerekiyor.
  2. Harç Oda sıcaklığında 1-2 saat bekletilir.
  3. Teflon tava ısıtılır hafifçe yağlanır, küçük kepçe veya tahta kaşık yardımıyla tavaya sığacak şekilde unlu karışımdan konur. (benim tavam 22 cm ve  4 adet küçük bazlama seklinde pancake gibi sığdırabildim)
  4. 1-2 dakika pişirip spatula yardımıyla ters çevirin, rengi hafif kahverengi olunca çıkarıp ızgara üzerinde biriktirebilirsiniz.  Dilerseniz bu haliyle tüketebilirsiniz.

nohutcipsibazlama2

nohutcipsibazlama3

Cips aşaması:

  1. Fırını 180-200 derecede ısıtın
  2. Mini bazlamalar ızgara teline konup arasıra ters çevrilerek 30-45 dk kurutma işlemi yapılır.
  3. İyice soğuduğundan emin olun, cam kap veya kavanozda muhafaza edebilirsiniz.

 Sos olarak Salsa veya Avakadolu sosla tüketebilirsiniz.

Avakado Sos:

Malzemeler:

  • 1 Adet avakoduy çatalla ezin
  • 1 adet orta boy domates, küçük küçük doğranır
  • ½ limon suyu
  • 1 diş sarımsak
  • ½ kırmızı soğan, küçük küçük doğranır
  • 1 yemek kaşığı süzme yoğurt veya labne peyniri
  • 1-2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • Tuz, karabiber

Tüm malzemeler karıştırılır, cam kavanozda buzdolabında  3-4 gun bekleyebilir.

Afiyet Olsun !

Reklamlar